22 Şubat 2009 Pazar

Bari Belli Etmeyin !

Aşağıda okuyacağınız deneme ve bu denemede geçen futbolcu, antrenör ve yöneticiler tamamen hayal ürünüdür..


Dostlar öyle iki takım düşünün ki;

Biri milyonlarca euroluk transfer yaptıgı halde ligin ilk yarısındaki düşüşünden kurtulamamış, ikinci yarı başladıgındığı halde kendi içindeki teknik sorunları aşamamış ve tüm bu yaşananlara mantıklı bir sebep bulunamıyor olsun bu takıma x diyelim. Diğer takımda henüz geçen senelerde çıkmış oldugu turkkcel super liginde tek amacı ligin düşme halttında bulunmamak ve bunu elde etmeyi başarı sayan bir takım olsun bu nada y diyelim.

X'de; 1. yarı pekde iç açıcı geçmemiş geçen sene o zamanlar elde ediilen puanın ve ligdeki sıralamanın çok çok gerisinde, eski teknik drektör Zaco nun yerine getirilen avrupa şampiyonunun teknik direktörü Anagones'in tahtı için her kafadan bir ses çıkmakta 14m€ ya transfer edilen ögüza dalga geçer gibi 4 gol atmıştır.. Ligin ikinci yarısına Kendi evinde Antep Gazi takımıyla şok bir beraberlikle başlayıp, hakem olacak şahsiyet Gariban Küçükşehir belediye takımını 9 kişi bıraktıgı halde maglubiyetle ayrılıyor..

Y'de; Hacertepe spor adını alıp yoluna devam eden y takımı yukarıda bahsettiğim gibi kendisi için başarı sayılabilecek ligin kalantör takımlarından burfa takımıyla deplasmanda 0-0, Büyüklere kök söktürmüş esEs takımıylada 2-2 gibi bir sonuçla ayrılıyor .. Tablo toz pembe yani .

Fazla uzatmadan, X le Y bir maç yapıyorlarki ; X sonderece formsuz Y ise kendine göre yükzelen bir grafik içerisinde .. Bu iki takım öyle bir musabaka yapıyorlarki Maç 7-0 X'in galibiyetiyle sonuçlanıyor. Helal olsun ! ama bi saniye. Sonraki hafta ?

X takım ankara temsilcisi YaşlılarBirliğinin elinden fark yemekten anca kurtuluyor .. Aradaki bir haftayı saymazsak tablo yine aynı :S

Y napıyor ? Ligin ilk yarısını üst sıralarda tamamlayan başkent sporu 3 golle eze eze deviriyor :S

Ve arkadaşlar bu anlattıgım hikayedeki ligin seyircileri teknik adamları, çıkardıgı çok müthiş bir maç sonunda göze hoş gelecek hareket yaptıgı icin bir oyuncuya (Resim:1) terör estiren kişilerden oluşmakta..


(Resim:1)

Bizde rahatsız değiliz nasıl olsa alıştık 3 maymunu oynamaya: Göremüyoruz , Duyamuyoruz , Konuşamıyoruz ..

16 Şubat 2009 Pazartesi

Unutulmaz Maçlar - Anılar Real Madrid


Arkadaşlar ;Bu sene sonu yada hazırlıkların ufak tefek aksaklıklar yaşanırsa 2010 sezon ortasında "Ali Sami Yen " nam-ı diğer rakiplerin cehnnemi bizim ana kucagımız evimiz dediğimiz stadımıza veda edicez kısmetse..

3. Nisan . 2001
Cehennem - Don't Exit

Ekonomik imkanlar kısıtlı oldugundan ötürü sezon başında kophenag da uefa kupasını kaldırışımızı canlı izleyemeyişimizin bruklugu vardı üzerimizde. Klasik çarşamba - perşembe şampiyonlar ligi maçlarının heycanının yanına canımız ciğerimiz herşeyimiz Real madrid'imizi konuk etmenin şevki vardı. Ha yeneriz yeniliriz sorun değil ama alışıla gelmiş bi samimi muhasebemiz oldugundan pekte yabancı değildik kendilerine.
Bileti nasıl aldıgımız kısmı sansürliyerek geçiyorum (hak verirsinizki biletix gibi bi imkan yok) Biletleri cebimize koyduk 3 arkadaş ama etrafta çok farklı bir hava var herzamanki köfteci , lahmacuncu tıklım tıklım sanki maça giremesede orada bişey için bulunmak için gelinmiş bi organizasyonmuşcasına..
Ne zaman bu maçta olmanın haklı sevinci ve gururunu anlatıcak olsam cümleme muhakkak "Ben hayatımda.. " diye başlıyorum.
Ben hayatımda böyle arzulu bir Ali samiyen görmedim verdiğim okadar paranın karşılığını maçın başlamasına 1 saat oldugu halde girer girmez aldım.. Ayrıca uefanın boş merdiven her koltuga bir seyirci şeklindeki kuralı ise trajikomik halde, konserve edilmiş sardalya gibi ayakta bekleyen biz taraftarlarla hiç örtüşmemekte aksine m2 ye düşen seyirci sayısı 3-4 civarı değişmekteydi.
Şans bu ya atılan gollerin tamamı bizim bulundugumuz yeni açık tribünü önündeki kalede gerçekleşti, Ne acıdırki 30 küsürlerde helguera 40 larda makalele ile Real Madrid ! gibi bi takıma 0:2 geriye düşüyoruz. İlk devra 11-11 kişi olarak tamamlandı tamamlanmasına ama soyunma odasında artık herne olduysa oldu bizim takımın 14-15 kişi sahaya çıkmasına izin verildi. Gariptir tv'lerde izleyenlerle aynı görüşte değiliz!. Sahada 2 kişilik hasan şaş , 2 kişilik fatih akyel, 2 bazen 3 kişilik okan buruk vardı ondandırki farkli bir ilüzyon içerisindeydik .. gerisi malumunuz ..
Sallanan yeni açık .. Sagır eden tezahürat .. Aglamaktan hiç çekinmeyen babayiğitler ..



15 Şubat 2009 Pazar

Dalmışım sarhoşluğuna ..

Dalmışım sarhoşluğuna

Yaşamak kimin umrunda .. umrunda umrunda ..

Çokta ***** bu dünya .. bu dünya bu dünya ..
Aşığız biz bu renklere .. renklere renklere ..
Seviyoruz ölümüne .. ölümüne
Tabiki küfrü tasvip etmiyoruz ama..
kapalıda çok sık söylediklerimizdendir ..

Walcott nikah tazeliyor





Arsenal’in genç yıldızlarından Theo Walcott, kulübüyle dört senelik bir kontrata
imza atmaya hazırlanıyor.
İngiliz The Sunday Mirror gazetesinde
yazılan habere göre, 19 yaşındaki oyuncu kulübüyle görüşme halinde ve yeni
yapılan sözleşme gereğince eski ücretinin üç katını alacak.Walcott’un şu anki
sözleşmesi sezon sonunda sona erecek ve Arsenal’de ligin sonu gelmeden bu
oyuncunun sözleşmesini uzatmak istiyor.
2006 senesinde
Southampton’dan Arsenal’e transfer olan oyuncu, zamanla kendini göstererek,
takımda forma şansı buldu.
İngiltere Milli takımında da başarılı
işler yapan Walcott, Eylül ayında oynanan Hırvatistan maçında hat-trick yaparak
herkesi, kendine hayran bırakmıştı.
Bu arada Arsenal için haberler
pek de iyi değil. Şu anda ligde beşinci sırada bulunan Arsenal, sezon sonunda
ilk dört takım içinde yer alamazsa Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkını
kaybedecek ve böyle bir durumda, sezon sonunda sözleşmesi sona eren Emmanuel
Adebayor, Cesc Fabregas ve Robin van Persie gibi oyuncuların takımda kalması zor
görünüyor.
Takımda kalması kesin gibi gözüken Walcott’un ise sakatlık
döndükten sonra ara transferde transfer edilen Arshavin’den formayı nasıl geri
alacağı merak konusu.
Sinsi sinsi gülüyorum kenardan, halen arsenal bu çocugu kaybetmenin ciddiyetini kaybetmiş değil !

14 Şubat 2009 Cumartesi

Küfüre karşıyız hemde çok karşıyız..

Fırsat olmuyo uzunca bir zamandır ağız tadıyla çifte standartlar üzerine iki lafın belini kıramıyoruz .Etrafta görüyorum sivas maçı beri ümitin kırmızı kart görüş sebebini programlar konuşuyor, bunu fırsat bilen gazeteler hoplayıp zıplıyor, Onlarada " Lincoln sivasa gitmek istemedi!" tarzı varan1 varan 2 haberlerine bir yenisini eklemek istediğinden agızlarından akan salyaları görür gibiyim.

ÜZERİNE SU DAMLASI GELMİŞ DİYE

Neden kırmızı kart gördüğüm konusunda bir açıklama
bekliyorum. Ben niçin
kırmızı kart gördüğümü de bilmiyorum. Ben yardımcı
hakeme sordum ben sana küfür
ettim mi diye o da hayır dedi. Üzerine su
damlası gelmiş diye kırmızı kart
gördüm. Benim zaten hakemle bir işim yoktu.
Pozisyon olduktan sonra da orta
hakem maçın yardımcısına uymak zorunda
kaldı. Bir açıklama bekliyorum" diye
konuştu.

Maçı canlıda izledim tekrarlarınıda izledim ,tekrar da izledim motion flow da izledim iizlenebilcek her türlüsünü izledim, gündelik yaşamda terbiyeli olmadıgımdan ötürü argonun her türlüsünü iyi bilirim ama nedense ben ümitte küfür okuyamadım ,kendiside diyor kesinlikle etmedim diye, (edilse ettim der Bkz* ayhan hiç çekinmez).. haliyle hakemde maç esnasında buza bilmem naptı ayagıyla dürttü falan saçmalıyor anlıycagınız bişeyler baktiki tutmadı dışarda küfür muhabbeti çıkıyor. Gururuna yediremedi olacakki bayragın mandalından sinyal yapıyor hakemin kolunadaki titreşim cihazına (kırmızı kırmızııı diye kuduruyor resmen Bkz* Maraton ) ..Ozaman hepimiz arkamıza yaslanalım ve gurur nasıl incitilirmiş nası çifte standart olurmuş çakal carlos dan öğrenelim izninizle..

Roberto Carlos Hakeme duş

Oyüzden diyorumki ; küfüre karşıyız hemde çok karşıyız .. Aman küfür olmasında olan buz olsun be canım ?!

Tjikuzu neden kırmızı kart gördü ?

Gönül isterki her hafta böyle saçma sapan kararlar olmasın ve bizde seyir zevki yüksek futbolu konuşalım, katledilmeyen ,tecavüz edilmeyen ,amacın oyuncuyu oyundan atarak disipline etmek değil oyunda tutarak disipline etmenin oldugu adil temiz lig'i konuşalım. Malesef;

Ne acıdırki 08.02.09 tarihli alıştıgımız türden konusu yalan dolan ihtiras hırs para ve macera olan bir film vardı karşımızda. Yer ATATÜRK olimpiyat stadyumu başrollerde ise cünet çakır , tjikuzu ve emre bilmemneoğlu..

"Yav ömer sadede gel"

Hatırlarsanız ligin ilk yarısı hacettepe spor galatasaray maçı kahramanımız lincoln "yapabildiği ve yeteneği müsade ettiği için" yapmış oldugu bir hareket yüzünden futbol fakiri erdoğan arıcanın acıtasyonu : bizimle dalga geçti şeklinde başlayan ve ekran delikanlısı erman toroğlunun "ben olsaydım ayagına basardım" şeklinde atıp tutmasıyla devam eden ligimizde , yeni bir olayla daha karşı karşıyayız ..

İzlemeyenler için : resimde görmüş oldugunuz c.ronaldo hareketini tjikuzu takımı 10 kişi ve 2:0 önde iken yapıyor.. sonrası ? Ne olcak hareketleri içine sindiremiyen kahramanımız emre ana avrat sövüyor hoş anlamıyor adam, Tatmin olmayan kahramanımız emre gökhanın çift dalıp yerle bir ettiiği tjikuzuyu bogazlayan ugur boralın elinden kafasını sıkıştırarak kenara çekiyor..

Hakemde napsın garibim herşey başrol oyuncularının alehine gidiyor, zaten magluplar diyip..

Cüneyt Çakır Tjikuzu nun kırmızısı

Gökhana sarı, Tjikuzuya kırmızı ..

Soru şu " Tjikuzu neden kırmızı kart gördü ?"

#10 Gheorge Hagi

İz bırakanlar unutulmaz ..



Bugün 10 numaralı forması Galatasaray Müzesi'nin duvarlarında asılı duran iki formadan biri; öteki de Metin Oktay'a ait.




Sevgililer Günü




Senden Başka Bir Sevdada Gülmedi Bu Yüzümüz . Senden Başkasını Görmedi Bu Gözümüz . Kutlu Olsun GALATASARAYIM Sevgililer Günümüz . . . !

Biz en çok neyi sevdik ?

Oluyordur muhakkak..
Geriye dönüp baktıgımız ve sonrasında derin iç
çekişlerle " vay be oglum iki eşşek yaşına geldin artık neler neler geçti
hayatından nelere üzüldün nele.. " diye devam eden kendi, içses'imizle
konuşumamız. Sahi nehirin ortasındaki kaya gibi değilmiyiz sağımızdan solumuzdan
kimler geliyor kimler geçiyor.. Tıpkı o kaya gibi iki arpa boyu yol katedemiyor
üstüne üstelik saplanıp kalıyor ve bundan haz alıyorduk bu dere yatagından ana
kucagından, sürüklenipde gelmemiştik o alüvyonlar içine oradaydık hep.
Platonikti aslında bizimkisi nehire, karşılık beklemeden sevdik sevdik sevdik.
Ve sıfat, tümleç, zaman sarfı kullanmadık bu zaman diliminde sevgimize. Yalan
yok ben ençok Galatasarayı sevdim..
Elhamdürillah.